Pazartesi-Cuma / 08:00–17:00
Almanya’da netlik bir erdemdir. İş dünyasında, siyasette ve günlük yaşamda insanlar açık, dürüst ve doğrudan iletişimi güvenin temeli olarak görürler. Ne söylendiği kadar, söyleme biçimindeki açıklık da profesyonelliğin göstergesidir.
Ancak bu doğrudanlık, Türk kültürünün iletişim normları içinde her zaman aynı şekilde yorumlanmaz. Türk toplumunda ilişkiyi korumak, bilginin iletiminden daha öncelikli kabul edilir. Dolayısıyla Almanların netlik arayışı, Türkler için kimi zaman duygusal mesafesizlik, nezaket eksikliği veya kırıcı dürüstlük olarak algılanabilir. Peki, bu farkın arkasında hangi kültürel kodlar vardır?
Antropolog Edward T. Hall (1976), iletişim biçimlerini “yüksek bağlamlı” ve “düşük bağlamlı” olarak ikiye ayırır.
Almanya, düşük bağlamlı kültürlerdendir: bilgi doğrudan, açık ve çoğunlukla sözel olarak iletilir. Türkiye ise yüksek bağlamlı bir kültürdür: anlam, kelimelerin ötesinde jestlerde, tonlamada ve ilişkisel zeminde taşınır.
Bu farkın sonucu olarak, Alman bir yöneticinin “Bu rapor eksik hazırlanmış” demesi, Almanya’da yalnızca bir tespit olarak algılanırken, Türkiye’de kişisel bir eleştiri ya da saygı eksikliği şeklinde hissedilebilir. Çünkü Türk iletişim kültüründe olumsuz mesaj, genellikle dolaylı bir yolla, duygusal yumuşatma eşliğinde aktarılır.
Sosyolog Erving Goffman (1967) “face” (yüz) kavramıyla, her bireyin iletişimde sosyal itibarını koruma çabasına dikkat çeker. Brown ve Levinson (1987) ise bu kavramı geliştirerek Nezaket Teorisi’ni (Politeness Theory) ortaya koymuştur. Bu teoriye göre, kültürler insanların “yüzünü koruma” biçimlerinde farklılaşır.
Bu çerçevede, Alman iletişim tarzındaki dürüstlük niyeti, Türk tarafında kırgınlık, utanma veya savunma tepkilerine yol açabilir. Bu bir yanlış anlama değil — kültürel sistemlerin farklı “saygı mantıkları”dır.
Alman iletişiminde duygusallığın iş ortamından ayrıştırılması profesyonellik göstergesidir. “İşi işte bırakmak” ilkesi, rasyonelliğin korunmasını sağlar. Türk kültüründe ise iş ilişkileri duygusal bağlarla iç içedir: güven, aidiyet ve samimiyet profesyonelliğin bir parçası sayılır.
Dolayısıyla Alman bir yöneticinin eleştirisi, “sadece işe dair” bir yorum olarak görülmez; Türk çalışan bunu “kişisel değerin sorgulanması” şeklinde deneyimleyebilir. Bu durum, ilişkisel güven sarsıldığında performansı da etkileyebilir.
Kültürlerarası işbirliğinde amaç, bir iletişim tarzını diğerine üstün kılmak değil; her iki sistemin güçlü yönlerini harmanlayabilmektir.
Bu karşılıklı farkındalık, Stella Ting-Toomey’nin (1988) Yüz Müzakeresi Teorisi’nde (Face Negotiation Theory) vurguladığı gibi, kültürlerarası etkileşimde çatışmadan anlayışa geçişin anahtarıdır.
Kültürlerarası iletişimde başarı, yalnızca farklılıkların farkında olmakla değil, bu farkları yönetebilme becerisiyle ilgilidir. Psikolog Alexander Thomas (1996), bu beceriyi “kültürlerarası yetkinlik” olarak tanımlar ve dört temel boyut üzerinden açıklar:
Bu dört boyut bir araya geldiğinde, doğrudanlık ile duyarlılık arasında doğal bir denge oluşur. Kültürlerarası olgunluk, “karşı tarafı memnun etmek” değil, farklı iletişim mantıklarını bilinçli biçimde yönetebilmek anlamına gelir.
Bu noktada Milton Bennett’in (1993) Developmental Model of Intercultural Sensitivity (DMIS) yaklaşımı önemlidir: Gerçek kültürlerarası gelişim, farklılıkları “tahammül edilmesi gereken engeller” olarak değil, öğrenme fırsatları olarak görebilme düzeyine ulaştığında başlar.
Almanların doğrudan iletişim tarzı, Türk iş kültüründe kimi zaman rahatsızlık yaratabilir; ama bu, iki tarafın da yanlış olduğu anlamına gelmez. Sorun niyette değil, yorumlama biçimindedir.
Kültürlerarası olgunluk, kendi üslubunu dayatmadan iletişimi uyarlayabilme yetisidir. Doğrudanlıkla duyarlılığı, açıklıkla empatiyi birleştiren kurumlar, daha güvenli, daha etkili ve daha sürdürülebilir ilişkiler kurar.
Çünkü iletişimde asıl hedef “haklı olmak” değil — bağ kurabilmektir.
Eğitimlerimizle, kültürel dinamikleri daha iyi anlamanızı, liderlik tarzınızı uyarlamanızı ve sınırları aşan, güvene dayalı iş birliği kültürünü güçlendirmenizi sağlıyoruz.
© 2025 Unite Cultures. Tüm hakları saklıdır.